Saçakaltı

İnceldiği yerden dökülen sözcüklerin sığınacak bir saçak altları var şimdi…

YALNIZ ŞİİR

Aralık21

Yalnızlığa vuran şiir

Hüznü kovalayan zaman

Arada sıkışıp kalmış farkındalık

Avucumun içinde yazan…

Ya en umutsuz olduğumuz anda,

ince sızı gibi bir tebessüm yakalarsa bizi parmak uçlarımızdan?

O zaman buluruz belki

Ardından gideceğimiz doğru ışığı…

Doğru ne ki?

Cevapsız geleceğin

ezberlenmiş geçmişe işlediği

Bol nakışlı yol harıtası sadece

Mutluluğun atlasları hazırlanmadı henüz…

” Sus payı” deniyor küçük mutluluklara

Çığlıksız ” ses payları” ayrılıyor acıların karşısına

Ard arda kullanılamayan noktalama işaretleri gibi

Araya bir ” siz” katmalısınız

İzdüşümsüz olmalı…

Yakarmadan bulalım birbirimizi

Tükenmeden ışıklı şarkıların tamamı

Biz kendi şarkımızı yazmış olalım

Belki bir gün ” gün” gider,

Gece her daim olur

Yarım kalırız belki

Sığınacak bir ezgimiz olmalı…

Korkmuyorum

Ama endişeliyim

Siyahtan başkasını giyemeyecek mi ruhum?

Annem çocukluk entarilerimi saklamış mıdır?

Farkındalıkmış…

Boş ver…

Fark etmeden âşık olalım

Düş vaat edelim birbirimize

Göğe çıkıp, el sallayalım yeryüzü renklerine

Hem ışığımız, hem şarkımız olsun

Cevapsız geleceğin kır çocukları….

Yorma artık geçmişini

Durul biraz…

Bir öpücük ver

Sana söz

Sonsuzluk boyunca saklayacağım yanağımda

Ver elini….

Ayşegül Metin Duran

Yoruma kapalı.