Saçakaltı

İnceldiği yerden dökülen sözcüklerin sığınacak bir saçak altları var şimdi…

UTANDIRMA DÜŞLERİNİ

Aralık20

Tam da saadetin ortasına geldiğimizde
Sıcacık bir öfke dolu deniz …
Ya sen geçmişine inanmıyorsun
ya da geleceğin kandıramamış seni
Utandırma düşlerini
Ertelemeden yaşamaya çalışmanın
o asil sandığını
çıkart sakladığın yerden
Yok… söyleme o yarım bırakılmış sözcüğü
” ölüm ” denilince yüreğimin direği sızlar benim
Anlamsızlaşır… eksilir … hiç kalırım…
Yarın yokmuş gibi bugünden doğ düşüne
Geceyi hiç bekleme
Parmak uçlarından sızan yalnızlık
Bulandırmasın dimağını…
İçinde arındığın bu gerçeklik senin
Sür yüzüne
Sür gök – yüzüne

AYNALARDA YAŞLANMAK

Aralık20

Eksik düşlerim,
Kırgın bir geçmişim ve
kayıp bir şimendiferim var…

Çok yol yürüdüm
Molalarım uzunmuş, fark etmedim

Ters yüz edilmiş gözlerimin astarı
Gözyaşlarım içimde boğuluyor
Ruhumu giyindiğim bu yüz
Artık eskisi gibi bakmıyor bana…

Dile getirilmemiş sevdalarım dökülüyor dilimin ucundan
Ah zaman…
Geriye aksa şimdi
ilk gençliğimde kaybettiğim anı sandığımı bulsam yeniden
Birikmiş sözcüklerimi çıkarsam içinden
Sahiplerine verebilir miyim artık?
Geç mi kaldım?

AŞKIN RENGİ KIRMIZI

Aralık19

Belki kırmızıdır aşkın rengi

Ve her renk kendi içine kapanır

Ve her yaprak kendi kaderine sallanır sarı sarı

Ama aşk, bulanık ve kırmızı

Ama aşk boyar her şeyi

Aşkın ve engel tanımaz

Belki kırmızıdır aşkın rengi

Ve her renk kendi içine kapanır

Aşk; gezindiği yerlerde bırakır izini

Naif ve tutkulu…

TAMAMLANMAMIŞ SEVİ

Aralık19

Ruhum, bedenimin küpeştesine yaslanmış dışarıda boylu boyunca uzanan yaşamı seyretmekte. Güzel, çirkin pek çok yaşanmışlık mevcut; maviye çalan, göz kamaştıran… Der demez suskuya sığınacak nemli gözlerim var şimdi… Susarak anlatmaya çalışacağım mucizemi…