MAVİ ÇOCUK
Gözlerindeki o çocuksu gülümsemeyi ilk gördüğüm günü hatırlıyorum. Sanki bizden biri değildin. Ellerinde umutlu rüzgarların sıcak esintileri vardı. Dokunduğun yerler de gülümsemeye başlıyordu gözlerin gibi.
Hep bana dokunmanı bekledim. Kanayan ve çürüyen uzuvlarımı kurtarabilirdin belki. Karanlıkta inleyen yüreğime bir pencere olurdun beni götürebilirdin ışıklı, aydınlık bir mutluluğa… Oysa ben geceleri dehlizler içinde kaybolup, sabahları kanlar içinde uyanıyordum. Bir tek sen vardın ve hep bana dokumanı bekledim, yüreğime dokunmanı…
Avuçlarına bile sığabilecek kadar küçüktüm ve sonsuza dek yüreğinde yaşayabilirdim. Dost olabilirdik seninle, sevgili olabilirdik. Hiç önemli değildi. Yeter ki dokunabilseydim ellerine, gözlerine… ve ışığım olduğunu haykırabilseydim tüm dünyaya. Sevişebilseydim yüreğinle ve bazı geceler hayalinle. Sımsıkı sarılıp sana uyuyabilseydim usul usul. Ve seni nasıl sevdiğimi anlatabilseydim sana, onlara… Şu gökyüzünde salınan uçurtmanın kanadında yaşadığımı ve sığlığımı, derinliğimi seninle paylaştığımı bilseydi herkes…
SENİ SEVİYORUM MAVİ ÇOCUK…..
Ruhumun öbür yanında kumdan bir kalede yaşıyorduk seninle, yumuşak ve nemli… Hiç ayrılık şarkısı söylemedik seninle. Çünkü senin ışıltılı gülen gözlerin vardı ve gözyaşları yakışmıyordu o gözlere.
SENİ SEVİYORUM MAVİ ÇOCUK…
Keşke gitmeseydin…
Yıkıldı kumdan kale…
Ve artık yüreğim;
Zindanlarından kurtulamayacak kadar yorgun
Keşke gitmeseydin mavi çocuk
Keşke ölmeseydin….
Ayşegül Metin Duran